top of page

Zorla Güzel Olduk

  • Jun 22, 2025
  • 1 min read

Kırmızı ruj sürecek kadar özgür, ama topukluyla yürüyemeyecek kadar yorgunuz.

“Bakımlı ol” dediler. Ama abartma.

Makyaj yap dediler. Ama doğal olsun.

Kendine bak dediler. Ama kendini çok sevme. Sevilmeye çalışıyor sanırlar.

Hiç kimse bize “sen güzel olmak istiyor musun?” diye sormadı. Varsayıldı. Zorunlu tutuldu. Beklentiye dönüştü. Ve biz, istemesek de…Zorla güzel olduk.

İşe girerken saçımız düz olursa daha ciddiye alındık. (bir kıvırcık olarak senelerce zulüm gördüm.)

Cildimiz pürüzsüzse daha saygılı davranıldı. Gözümüz mor değilse, “demek ki bir şey yok” denildi.

Güzellik; bir tercih değil, bir filtre haline geldi. Hayatta kalma filtresi.

“Kendine iyi bak” demekle bitmiyor bu iş

Kendimize bakıyoruz, evet. Ama nasıl?

Bir cilt bakım ürününün arkasına sakladığımız yorgunluklar var. Üç kat kapatıcının altına sıkıştırdığımız uykusuzluk. Kuaförde geçen saatler, “toplantıda güçlü durmalıyım”ın sessiz versiyonu.

Kadın olmak, kırışıklık sayısını değil, yük taşıma kapasitesini ölçer.

Ve sonra aynaya “kendini sev” yazmamızı istediler

Sahi, biz güzelleştik mi? Yoksa bizi güzelleştirdiler mi?

Bedenimizi, saçımızı, kıyafetimizi biçtiler. “Çok güzel olmuşsun” dediklerinde, “önceki halin pek değildi” cümlesi gizli kaldı.

Ama yetti. Zorla güzel olduk. Artık zorla hiç bir şeyi yapmıyoruz.

Aynaya kendimiz için bakıyoruz

Bugün ruj sürdüysem kendim için. Bugün saçımı toplamadıysam kendimi rahat hissettiğim için. Bugün güzel görünüyorsam, bunun nedeni benim.

Çünkü güzellik, bir seçimdir. Bir mecburiyet değil.

🎈Son söz:

Zorla güzel olduk, ama sonunda kendimizi seçtik. Aynaya bakarken, artık sadece bir yüze değil, bir hikâyeye bakıyoruz. Ve o hikâye, pembe giyince geçmedi. Ama biz geçtik, büyüdük, dönüştük. Ve hâlâ buradayız.

1 Comment

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
wecip2
Feb 02
Rated 5 out of 5 stars.

Gece yarısından sonra Türkiye tabanlı bir UI/UX grubunda tasarım standartları tartışılırken bankobet bağlantısı üzerinden bir analiz okudum. Beni içeride tutan şey, renk paleti uyumu ve Türkiye'deki gece modu kullanıcıları için kontrast oranları (contrast ratios) hakkındaki gerçekçi teknik gözlemlerdi. Görsel estetiğin mükemmelliği veya stil başarısı hakkında hiçbir abartılı iddia yoktu. Bu düşük profilli ve analitik tavır güven vericiydi. Bitirdiğimde, profesyonelce hazırlanmış bir arayüz incelemesi gibi hissettirdi.

Like
bottom of page